Aile İşletmelerinde Sigorta Sorunları: Çocuk Çalışanların Durumu

Aile İşletmelerinde Sigorta Sorunları: Çocuk Çalışanların Durumu

Yusuf Arslan
9 Haziran 2026
EVRİN GÜVENDİK / ANKARA – ‘Anne ve babalarının işyerlerinde çalışan 18 yaş altı çocukların sigorta durumu ve bu sigortaların emeklilikte geçerliliği’ meselesi, Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nu (SGK) karşı karşıya getirdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe ve İnsan Hakları Karma Komisyonu’nda, KDK’nın önerilerine uymayan kurum temsilcileri dinlendi. Kamu denetçisi Abdullah Cengiz Makas, bu konudaki tavsiye kararlarını hatırlatarak, “Vatandaş sistem içinde primlerini ödüyor ve hayatını buna göre planlıyor. Ancak emeklilik aşamasında, daha önce geçerli kabul edilen sigortalılık sürelerinin göz önünde bulundurulmadığı kendisine bildiriliyor. Bu sadece teknik bir sorun değil; hukuki güvenlik, meşru beklenti ve idareye güven gibi temel ilkeler ihlal ediliyor” açıklamasında bulundu.

**Adalet Vurgusu**
Makas, 18 yaşını doldurmadan anne ve babalarına ait işyerlerinde fiilen çalışan kişilerin geçmişte kabul edilen sigorta sürelerinin emeklilik hesaplamalarında tamamen dışlanabileceğine dikkat çekerek, “SGK bunu belirli gerekçelerle savunsa da burada sormamız gereken en önemli soru, bu kişiler fiilen çalışmış mı çalışmamış mı? Eğer fiilen çalışmışlarsa, sadece şekli eksiklikler nedeniyle anayasal güvence altındaki sosyal güvenlik haklarının ortadan kaldırılması adaletle bağdaşmaz” dedi.

**Mevzuata Dayalı Savunma**
SGK Başkan Yardımcısı Engin Akyol, söz konusu durumu mevzuata dayandırarak savundu. Akyol, “Türk Medeni Kanunu’nun 345. maddesi gereği, 18 yaş altındaki bir çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyumun katılımı ve hâkimin onayı ile mümkündür. Bu nedenle, 18 yaşından küçük bir çocuğun babasıyla birlikte hizmet akdiyle çalışması mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Ayrıca, genelgelerin de bu durumu desteklediğini belirten Akyol, “Eğer çocuğun babası işyeri sahibi, eğitimliyse ve şehirde yaşıyorsa bu imkâna sahip olabiliyor; ancak taşrada yaşıyorsa ve eğitim seviyesi düşükse, bu fırsatları elde edemiyor” dedi.

**Fiili Çalışma İncelemesi**
Kamu Denetçisi Abdullah Cengiz Makas, SGK temsilcilerinin açıklamalarına rağmen Danıştay 10. Dairesinde ilgili genelgeye dair bir davanın sürdüğünü hatırlatarak, “Vatandaşların mağduriyetleri var ve KDK’ya sürekli şikayet başvuruları yapılıyor. İdarenin (SGK) bu şekilci yaklaşımından vazgeçip, fiili çalışma durumunu incelemesi ve yerleşik yargı kararlarına uyması gerekiyor” görüşünü dile getirdi.

**Suiistimal İmajı**
SGK Emekli Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Necmettin Öz, “2007 yılı Nisan ayında 0-2 yaş grubunda bildirilen çocuk sayısı sıfır iken, 2008 yılında yapılan reform sonrası bu sayı 5 bin 612’ye yükselmiştir. 15-17 yaş grubunda 2007 yılında 30 bin kişi çalışırken, bu sayı 2008 yılında 355 bin kişiye çıkmıştır” bilgisini verdi. Öz, ilgili mevzuatta “fiili çalışan herkes sigortalıdır” gibi bir ibarenin bulunmadığını vurgulayarak, “Hizmet akdine tabi çalışanları kabul ediyoruz. Bir akdin iki tarafı aynı kişiden oluşamaz. Eğer başka bir işyerine gidiyorsa, iş sözleşmesinin işçi tarafını babası imzalayacak. Kendi işyerinde ise hem işçi hem işveren tarafını imzalamış olacaktır. Eğer bir çocuğun babası veya annesi işyerinde sigortalı olarak çalıştığını kabul edersek; örneğin 14 yaşındaki bir çocuk adliyeye giderek ‘Babam beni çalıştırıyor, ama ücret ödemiyor’ diye başvurduğunda, hâkimin bunu kabul etme durumu yoktur. Çocuk mutlaka bir temsilci ile gitmek zorundadır” şeklinde konuştu.
Yazar: Yusuf Arslan

Author: Elif Şahin