Curiosity’nin Mars’taki Matkap Sorunu Çözüm Buldu

NASA’nın Mars yüzeyinde görev yapan Curiosity keşif aracı, örnek toplama çalışmaları sırasında ilginç bir teknik sorunla karşılaştı. 21 Mayıs 2026 tarihinde açıklanan bilgilere göre, Curiosity, “Atacama” olarak adlandırılan bir kayayı delmeye çalışırken, kayanın bir kısmı matkap sistemine sıkıştı. 29 Nisan’da kaydedilen görüntülerde, yaklaşık 45 santimetre çapında ve 13 kilogram ağırlığındaki kayanın matkap ucuna bağlı olarak yüzeyden kalktığı açıkça görüldü.

NASA, bu tür bir durumun Curiosity’nin yaklaşık 14 yıllık Mars görevinde ilk kez yaşandığını duyurdu. Matkap sistemi geri çekildiğinde, kayanın üst kısmı yerinden tamamen ayrılarak havada asılı kaldı. İlk olarak, matkabın titreşim özelliğiyle kayanın serbest bırakılması denendi. Ancak bu çaba başarısız oldu. Ardından, ekip matkabı farklı açılarda hareket ettirip döndürerek ve daha yoğun titreşimler uygulayarak sorunu çözdü. 1 Mayıs’ta çekilen yeni görüntüler, kayanın nihayet serbest kaldığını ve yüzeye düşerek parçalandığını gösterdi.

Curiosity, Mars yüzeyinde bugüne kadar birçok farklı kayadan örnek topladı. Araç, delme işlemi sonrasında elde edilen kaya tozlarını SAM ve CheMin isimli bilimsel analiz cihazlarıyla inceleyerek, Mars’ın kimyasal yapısını araştırıyor. Bu sistemler sayesinde, gezegenin geçmişte su barındırıp barındırmadığı ve yaşanabilir koşullara sahip olup olmadığı hakkında önemli veriler elde edildi. Son yaşanan aksaklığın çözülmesinin ardından Curiosity, bilimsel çalışmalarına kaldığı yerden devam etmeye başladı.

NASA’nın bu hafta duyurduğu gelişmeler yalnızca Curiosity ile sınırlı kalmadı. Kurum, Artemis II görevi kapsamında Ay çevresinde çekilen binlerce yeni fotoğrafı da kamuoyuna açıkladı. Bu görseller arasında Ay yüzeyine yakın çekimler ile Dünya ve Samanyolu galaksisine ait çarpıcı kareler yer alıyor. Fotoğraf arşivi, NASA’nın resmi web sitesi üzerinden erişime açıldı.

Ayrıca, Grönland’daki Arktik deniz tabanında gerçekleştirilen araştırmalar da bilim dünyasında dikkat çekti. Kuzeybatı Grönland’daki Inglefield Bredning fiyordunda yapılan gözlemlerde, araştırmacılar 260 metre derinliğe kamera ve hidrofon yerleştirerek bir haftalık incelemelerde bulundu. Çalışmanın sonuçları PLOS One dergisinde yayımlandı ve kaydedilen görüntü ve ses kayıtları da paylaşıldı. Araştırma sırasında, deniz tabanında 478 farklı organizma tespit edildi. Bu organizmalar arasında taraklı denizanaları, ok solucanları, karidesler ve salyangoz balıkları yer alıyor. Paylaşılan videolar arasında bir salyangoz balığının akıntıyla ters yönde sürüklendiği görüntüsü de bulunuyor; bu davranış bilim insanları tarafından “alışılmadık” olarak tanımlandı.

Ayrıca, hidrofon sistemleri sayesinde bölgede yaşayan narvalların sesleri kaydedildi. Araştırma süresince sadece bir gün boyunca narval sesine rastlanmadığı belirtildi. Kayıtlarda, buzulların çatlama sesleri, eriyen buz parçalarının çıkardığı sesler ve uzaktan gelen tekne motorlarının sesleri de yer aldı. Görüntülerde yoğun bir şekilde “deniz karı” olarak adlandırılan organik atık tabakasının varlığı da gözlemlendi. Bu materyal, ölü canlı kalıntıları, dışkı ve bitkisel parçacıklardan oluşarak derin deniz ekosistemindeki pek çok canlı için önemli bir besin kaynağı olarak kabul ediliyor. Araştırma ekibi, kullanılan taşınabilir kamera ve kayıt sistemlerinin Arktik deniz tabanının incelenmesi açısından pratik bir yöntem sunduğunu vurguladı. Düşük maliyetli video sistemlerinin yaygınlaşması, bölgedeki su altı gözlemlerinin artmasına olanak tanıyacak.

Author: Elif Şahin