Klasik müziğin sadece belirli bir kitleye hitap ettiğine dair önyargılar gün geçtikçe ortadan kalkıyor. Günümüzde pek çok konser, öğrenci biletleriyle sinema biletlerinden daha uygun fiyatlarla sunuluyor. Ayrıca, genç nesil film müzikleri, anime temaları, video oyunları ve sosyal medya platformlarındaki içeriklerle klasik müzikle iç içe bir yaşam sürüyor. Sosyal medyayı etkin şekilde kullanan yeni nesil sanatçılar, Instagram ve YouTube gibi platformlar üzerinden geniş kitlelere ulaşabiliyor. Bu isimlerden biri de Jodok Vuille, sahne adıyla Jodok Cello. Sanatçı, özellikle pop müzik parçalarını yorumlayarak ve çıplak ayakla çello çaldığı videolarla büyük bir hayran topluluğu oluşturdu. Kasım ayında İstanbul’da AKM’de konser verecek olan Jodok, 30 Mayıs’ta Andrea Bocelli ile aynı sahneyi paylaşma fırsatını yakalayacak.
◊ Çelloyla ilişkiniz nasıl başladı?
İsviçre Alpleri’nde, birçok hayvanın bulunduğu bir çiftlikte yetiştim. Çelloyla 7 yaşında tanıştım ve enstrümanın sıcak ve güzel sesi beni derinden etkiledi. Çello, insan sesine en yakın enstrümanlardan biri olarak biliniyor ve bu da beni çok etkiledi.
◊ Çiftlikte nerede tanıştınız?
Köyümüzdeki müzik okulunda, her yıl düzenlenen enstrüman tanıtım etkinliğinde çelloyla karşılaştım. Anında ona âşık oldum çünkü çok estetik bir görünüme sahipti ve kıvrımlı formu ile dikkat çekiyordu. Daha sonra Lucerne Uygulamalı Bilimler ve Sanatlar Üniversitesi’nde müzik eğitimi aldım. Şimdi 38 yaşındayım ve hâlâ çello çalmaya devam ediyorum.
◊ Sonra konserler başladı mı?
Evet, konserlerim başlamıştı ama ardından pandemi süreci geldi ve konserler durdu. Bu durum beni üzmüştü çünkü gelir elde edemiyordum. Bu süreçte YouTube’da içerik üretmeye başladım. Öğrencilerim bana “YouTube iyi ama artık yaşlıların mecrası. Viral olmak istiyorsan Snapchat, TikTok ve Instagram Reels gibi platformlara yönelmelisin” dediler. Instagram’a yüklediğim üçüncü videom bir anda viral oldu; 6 milyon izlenme aldı. ‘James Bond’ film serisinin ünlü oyuncusu Pierce Brosnan videomu beğenerek hikâyesinde paylaştı. Böylece Instagram’daki 70 arkadaşımın olduğu hesabım birden 250 bin takipçiye ulaştı. Şu an sosyal medyada toplam 70,5 milyon takipçim var.
◊ Sosyal medya, klasik müzisyenler için ne kadar önemli?
Sosyal medya son derece önemli ve giderek daha fazla önem kazanıyor. Klasik müzik dinleyicisi birçok zaman yaşlı kesimden oluşuyor ve bu durum azalıyor. Genç nesil ise Kygo, Avicii, Coldplay veya Taylor Swift gibi isimleri tercih ediyor. Klasik müziğin akademik yapısı, bazı dinleyiciler tarafından “müzik nerd’leri” için uygun bir tercih olarak algılanıyor. Çalışan bir insan, akşam eve geldiğinde sadece eğlenmek istiyor. Bu yüzden klasik müzik daha fazla dinleyici kaybediyor. Sosyal medya, bu noktada hayatta kalabilmek için bir zorunluluk haline geliyor.
◊ Timothée Chalamet’nin “Artık kimse opera ve baleyi önemsemiyor” açıklamasına katılıyor musunuz?
Katılıyorum ama bunun bir çözümü var. Şu anda birçok sanatçı dönüşüm sürecinde. Artık eskisi kadar ilgi görmediği konusunda hemfikirim fakat daha ticari projeler ve müzikaller hâlâ ilgi çekiyor. Örneğin, ‘Phantom of the Opera’ veya ‘The Greatest Showman’ gibi yapımlar, büyük bir izleyici kitlesine sahip.
◊ Peki, çözüm nedir?
Çözüm, geleneksel klasik müzik ile pop müziği birleştirmek. Ben bu iki türü harmanlamaya çalışıyorum. Klasik bir enstrümanı Dua Lipa, Taylor Swift, Ed Sheeran gibi sanatçıların şarkılarıyla buluşturarak genç kuşağı konser salonlarına çekiyorum. Dünyanın önde gelen klasik müzik festivalleri, açılış gecelerinde sahne almamı ve sosyal medya içerikleri üretmemi talep ediyor çünkü genç nesil ile klasik müzik arasında köprü kurduğumu biliyorlar.
◊ En büyük hayaliniz nedir?
İki büyük hayalim var. En sevdigim müzik grubu Coldplay ile bir gün sahne almak ve klasik müziği daha geniş kitlelere ulaştırmak.